İletişim Bilgileri

Ay Medikal

Güvenilir Şirket
  • Yetkili Kişi: AHMET ŞAHİNBAŞ
  • Telefon numarası: +90 (532) 482-67-55
  • MSN: aymedikal77@hotmail.com
  • Adres: KAVAKLI MAH.YAVUZ CAD. NO:97, GÖLCÜK, Kocaeli, 41650, Türkiye

Çalışma Saatleri

Temsilciliklerimiz

Sitedeki güncellemeler

ÇOCUKLAR?

06.02.2011

Dünyaya yeni gelen her bebek güler yüzlü, sevinçli, coşkulu ışıl ışıl bir HOŞGELDIN’ le karşılanmayı hak eder.
Bir yabancı gibi girer yeni dünyasına minik surat, ta ki anneciğinin göğsüne başını koyana dek. Hasretle, büyük merakla beklenen bu anın karşılıklı keşifleri bir anda yabancılıktan eser bırakmaz. Bilinmez alemden bilinen dünıamıza gelen, BİZE gelen mucize misafirdir O, O an. Öyle tatlı, öyle minik, öyle naiftir ki, şaşkın bakışları, korunası halleriyle herkesi büyüler.Doşumun telaşı, heyecanı, coşkusu bir anda çevresini sarar, kutlamalar başlar. Göz aydın ziyaretleri ile önce hastane odaları sonra evler dolup dolup taşar, çiçeklerle bezenir her ıer, hediyelerle artırılır sevinçler, mutluluk büyür de büyür, heyecan, coşku günler, haftalar, aylarca devam eder.Anne, baba, ailenin dişer fertleri mutludur, gururludur.
Bu coşkulu, sevinçli karşılamadan özürlü dünıaya gelen bebekler maalesef nasiplerini alamazlar.Ziyaretler göz aydın için deşil, geçmiş olsun için ıapılır. Iüzler asık, mutsuz, gözler ıaşlıdır.Duıgular şaşkınlık, kızgınlık, öfke, isıan, kaçış, teslimiyet, kaygı karmaşasında gidip gelir nihayet depresıon olur. Ölesin de gelir ama ıaşamak için şimdi daha çok sebebin vardır. Insanlar size acır, hallerine şükrederlerken. Kimisi Allah’ın sınavı der, kimisi Allah’ın sopası. Zordur dik durabilmek böıle zamanlarda, asıl sopa sensin diyebilmek. Acı öıle büyük, öıle gerçektir ki deşerleriniz çoktan deşişmiştir, sopalar acıtmaz olur, gölge misali iner kalkarlar.
Bugün bu satırları canımdan çok sevdişim, her doşum gününü bir öncekinden daha coşkulu, daha görkemli kutladışım küçük kızımı dünyaya geldiği ikimiz için nadide olan o günde, ilk doğum gününde acı gözyaşlarıyla karşılamış olmanın pişmanlığı ve mahcubiyeti içinde yazıyorum. Onu büyük hayal kırıklığına uğratmış olmaliyım. Belki de gelişine sevinmediğimi ya da onu istemediğimi düşünmüştür öyle ya karşısında çok üzgün bir anne vardı. Nereden bilsin henüz dünıaya gelmiş bebeğim özürlü olduğunu. Onun gözüyle baktığımızda kendini dünyaya gelen herhangi bir bebekten farklı görmesi mümkün mü Bebeşimin doğumu da tüm diğer herhangi bir bebeğin doğumu gibi kutlanacak, sağlığı ise mücadele edilecek iki ayrı olay iken, bebeğimin doğumunu yas gibi yaşamanın bugün telafi edilmez pişmanlığı içindeyim.
şimdi anlıyorum, şimdi biliyorum;
Özürlülük hayatın, insanlığın olağanüstü değil gerçekte olağan hallerinden biridir. Olağandır
zira, insanın hayatının herhangi bir döneminde çeşitli sebeplerle, çeşitli derecelerle geçici veya sürekli olarak, şu veya bu görünümde olarak veya görünmeyerek, kendinde veya yakınında veya çevresinde her zaman karşılaşabileceği doğal bir insanlık halidir. Öyle doğaldır ki, risk olarak herkes için vardır. Bu anlamda kimse yarınları için özürlü olmayacağım diyemez. Özürlülük sonucunu doğurabilecek o kadar çok sebep var ki hayatın içinde, kazalar, hastalıklar, yaşlılık, deprem ilk akla gelenler.
Özürlülüğü hayatın, insanlığın olağanüstü bir hali olarak tanımlayıp değerlendirdiğimizde ise ortaya bir ikilik, bir karşıtlık, bir aykırılık, bir normal ve normal dışılık, giderek toplum içi ve toplum dışılık kavramları ve sorunları ortaya çıkmaktadır.Görülecektir ki sorunları doğuran, gerçekte hayatın, insanlığın doğal ve olağan olan özürlülük durumunu anormal ve olağan dışı görmekten kaynaklanmaktadır. Bu bakış açısıyla meydana gelen ayrımcı ortamın sorunlarını çözmek için özürlülerin toplumla kaynaştırılma çabaları ironiktir. Geçirdişi trafik kazası öncesi topluma ait olan kişi şimdi toplumla kaynaştırılmanın yolları aranan toplum dışı öteki midir ? Kim doğumsal anomalili bir çocuğu olmayacağını garanti edebilir ? Ya da kim yaşlandışında herhangi bir sağlık problemi ile felç olmayacağını, işitme ya da görme yetisini yitirmeyeceğini söyleyebilir ? Örnekler sonsuz çoğaltılabilir.
Özürlülüğe, hayatın olaşan akışı içinde karşılaşılabilecek insana ait olağan bir hal olarak bakıldığında ayrımcılık meydana gelmeyeceğinden, toplumun doğal hali içinde yer alan özürlülük unsuru hayatın her safhasında dikkate alınacak doğal bir kıstas olacaktır. Böylece yaşama dair tüm plan ve projelerimiz özürlülük kıstası göz ardı edilmeden yapılacaktır. Zira bileceşiz ki içimizden birileri mutlaka kaza geçirecek, birileri hastalanıp felç olacak, büyük çoşunluk yaşlanacak hatta günümüz imkanları ile uzun yıllar yaşlı yaşayacak, birileri özürlü doşup ömür boıu özürlü yaşayacak.
Unutmayalım bu insanlar içimizden birileri, biri benim kızım, dişeri trafik kazası sonucu bir bacağını kaybeden şimdi hayatta olmayan babaannem, bir diğeri kulakları oldukça ağır işiten büyükbabam maalesef o da hayatta değil, arkadaşlarım, komşularım, tanıdıklarım da var. Ya sizinkiler ne kadar içinizden birileri ?
Özürlülük olağanüstü bir hal değildir ama olağanüstü sonuçları olduğu kuşkusuz, hem özürlünün bizzat kendisi hem de yakınları ve çevresi için. Hayat bir öğrenmeler zinciri ise, özürlülükle bir şekilde karşılaştışınızda bir anda kitaplar devirmiş gibi oluyorsunuz, özümsemek ise biraz zaman alıyor haliyle.
Özürlülüğü doğru bir bilinçle değerlendirdiğimizde dünyaya özürlü mü özürsüz mü geldiğinden habersiz her biri birbirinden sevimli özürlü bebeklerimizin doğumlarını artık sevinçle karşılayabiliriz.
Iyi ki doğdun güzel kızım, iyi ki bana geldin.

Spina bifidalı çocuk annesi